İzleyiciler

12 Mayıs 2017 Cuma

ÖZEFAGUS LEİOMİYOMU

Özefagusun benign tümörleri nadir görülür. Tüm Özefagus neoplazmları göz önüne alındığında %1’den az bir kısmı oluştururlar.
Benign Özefagus neoplazmlarının yaklaşık 2/3’sini leiomiyomlar oluşturur. Leiomiyomlar genellikle intramuraldirler ve sıklıkla özefagusun distal 2/3’ünde bulunurlar. Hastaların %5’inde multiple olabilirler.
Çoğunlukla disfaji araştırması sırasında ya da otopsi sırasında tesadüfen rastlanırlar.
Özefagiyal leiomiyomlar tipik olarak 20-50 yaşlarındaki bireylerde görülürler. Irk ve cinsiyetle ilişkili bilinen bir tanımlama yoktur.
Cerrahi ile temizlenince rekürrens olmaz.
5 cm’nin altındaki lezyonlar semptomsuzdur. Daha büyük lezyonlarda disfaji, retrosternal rahatsızlık, göğüs ağrısı, Özefagiyal obstrüksiyon ve regürjitasyon görülebilir. Nadiren mukozada erozyonla beraber GİS kanama sebebi olabilirler.
Leiomiyom içerisinde kalsifikasyonlar oluşabilir.
Leiomiyomatozis denilen Özefagus boyunca leiomiyomların olması Alport sendromuyla ilişkili olabilir. Leiomiyomlar, MEN Tip1 ile de beraber olabilmektedir.
Özefagiyal leiomiyomlar baryumlu grafilerle görüntülenebilirler. Klasik görünüm sağlam mukoza altında konkav kitledir.
EUS (hipoekojenite)de faydalı olabilir.
Endoskopide mobil, nonspesifik bir özefagiyal tümör olarak görülebilir, ancak sarkomdan ayırmak amaçlı yapılmalıdır. Özofagoskopide bir leiomiyomdan şüpheleniliyorsa, skarlaşmaya neden olacak bir biyopsiden kaçınılmalıdır, çünkü cerrahide extramukozal rezeksiyona engel olabilir. Sitoloji için fırçalama yapılabilir.
Cerrahi tedavi semptomatik lezyonlar ve 5 cm üzerindeki lezyonlar için uygulanır. Asemptomatik veya 5 cm altındaki tümörler ise baryumlu grafi ile takip edilir.
Bir tümörün malign olmadığını göstermenin tek yolu malign rezeksiyondur. 

ÖZEFAGİYAL LENFOMA

Tüm GİS lenfomalarının ancak %1 kadarını oluşturur. Daha çok proksimal mideden ya da komşu lenf nodlarından (mediastinal, servikal) yayılma şeklinde oluşur. Primer Özefagiyal lenfoma daha nadirdir. Distal özefagusta bulunan lenfoma çoğunlukla proksimal mideden yayılıma işaret eder. orta kısımdakiler ise mediastenden yayılımı, diğer kısımlar ise servikalden yayılımı akla getirir.
Prognoz relatif olarak kötüdür. Özefagusun lenfomayla invazyonu hemoraji, obstrüksiyon veya  bir trakeobronşiyal fistülle birlikte perforasyonla sonuçlanabilir.  Trakeobronşiyal fistül sıklıkla aspirasyon pnömonisine sekonder olarak ölümle sonuçlanır.
Primer GİS lenfoma diyebilmek için Dawson ve arkadaşları aşağıdaki 5 kriteri geliştirmişlerdir:
·         Palpe edilebilen yüzeyel LN olmayacak,
·         LAP olmayan normal AC grafisi bulguları,
·         Normal beyaz küre sayısı,
·         Laparatomide GİS kanalı lezyonlarının predominant olması ve lenf nodu tutulumunun yakın çevrede olması,
·         Dalak ve KC tutulumu olmaması
Primer GİS lenfoma HİV’li hastalarda 104 kat kadar daha fazladır. 
Protoonkojen C-myc transkripsiyonu AİDS-ilişkili lenfomaların %75’inde bulunmuştur.

Özefagiyal lenfomalar her yaşta görülebilmektedir.

9 Mayıs 2017 Salı

ÖZEFAGUSUN ENFEKSİYONLARI

Tanı endoskopi ve biyopsiyle sağlanır. Klasik endoskopik lezyonlar (erozyonlar, ülserasyonlar veya plak benzeri lezyonlar)kolayca tanınabilir. Biyopsiler mutlaka lezyon kenarlarından alınmalıdır. Fırçalamayla da bilgi elde edilebilir. Viral enfeksiyonlar sıklıkla seroloji ve kültürlerle ayırt edilirler.
Oral pamukçuk varlığı, fungal tedavi başlamak için yeterli olabilir. Öncesinde oral fırçalama yapılıp tanı konulur ve tedavi başlanabilir. Ancak endoskopi yapılmadan tedavinin başlanılması konusu tartışmalıdır. Hastaların %20’sinde iki patojen olabileceği de akla getirilmelidir.
Özefagiyal enfeksiyonlarda raporlanmış olan enfeksiöz ajanlar:
·         Fungal: Candida albicans, Torulopsis glabrata, Histoplasma capsulatum
·         Viral: Cytomegalovirus (CMV), herpes simplex virus (HSV), human immunodefi ciency virus (HIV-1), Epstein-Barr virus (EBV)
·         Bakteriyel: Mycobacterium avium-intracellulare complex, Mycobacterium tuberculosis, bacteriosis (tanımlanmamış)
·         Protozoal: Cryptosporidium spp., Pneumocystis carinii, Leishmania spp.

 Fungal enfeksiyonlar
İmmünitesi baskılı hastalarda, C.albicans, Özefagus enfeksiyonu yapan ajanlar içerisinde en sık olanıdır. C.albicans,  invazif olduğu zaman genellikle eritematöz tabanlı plaklar oluşturur. AİDS’li ya da aktif diyabetli hastalarda oral C.albicans enfeksiyonu varlığı yaklaşık %88 duyarlılık ve %81 özgüllükle bir özefajit olacağını haber verir.
C.albicans enfeksiyonu özefagusun her yerinde gelişebilir. Çoğunlukla alt yarısındadır. Sıklıkla HIV-1 ile enfekte hastalarda görülür. Bu hastalarda nötrofiller genellikle sağlam olduğundan bakteriyel enfeksiyonlar lamina proprianın altını nadiren invaze edebilirler.
Histoplasma capsulatum, immün baskılı hastalarda nadiren rapor edilir. Benzer şekilde Aspergillus, Cryptococcus ve de Torulopsis
Viral enfeksiyonlar
İmmünitesi baskılı hastalarda, C.albicans’tan sonra özefagus enfeksiyonu yapan ajanlar içerisinde en sık ikinci sırada olanı CMV’dir.
Virüsler içerisinde en sık ikinci etken ise HSV’dir.  Sağlıklı kişilerde de gelişebilir.
Herpes zoster ve varicella da immün baskılı kişide etken olabilen virüslerdir. Diğerleri EBV ve HPV’dir.
Bakteriyel enfeksiyonlar
Özefagusun bakteriyel enfeksiyonları nadirdir. Major risk faktörü granülositopenidir. Bakteriyel enfeksiyonlar genellikle malignitesi olup kemoterapi alan hastalarda gelişir ve sıklıkla multibakteriyeldir.