İzleyiciler

14 Ocak 2017 Cumartesi

KALITSAL BÖBREK HASTALIKLARI-1

RENAL FANCONİ SENDROMU


Klinik olarak aminoasit kayıpları diğer kayıplara göre oldukça ılımlıdır. Özel bir eksikliğe neden olmadığı gibi, hasta ek bir tedaviye ihtiyaç duymaz.

Fosfat kaybı fankoni’de gözlenen kardinal bulgudur (HİPOFOSFATEMİ).

Raşitizm ve osteomalazi, idrarla kaybedilen fosfat ve proksimal tübül hücrelerinde 25 (OH) D3’ün 1-α- hidroksilasyonunun gerçekleşmemesinin sonucudur.

Hiperkloremik metabolik asidoz sık rastlanılan bir bulgudur vebikarbonatın proksimal tübülllerden geri emilimindeki bozukluğun sonucudur. Distal renal asidifikasyon normaldir.

Renal Na+ kaybı çok belirgin olabilir ve hipotansiyon, hiponatremi ve metabolik alkaloza neden olabilir. Na+’u distalden atmaya çalıştığı için K+ atar. RAAS aktive olur. Poliüri, polidipsi ve dehidratasyon ve dehidratasyon kalıcı bulgular olabilir. Konsantrasyon yeteneğindeki azalma hipokalemiye bağlı olarak distal tübül ve toplayıcı kanal disfonksiyonuyla ilişkilidir.

HİPERKALSİÜRİ genel bir bulgu olup patogenezi bilinmemektedir.

DENT HASTALIĞI


X’e bağlı resesif hipofosfatemik raşitizm ve X’e bağlı resesif nefrolitiyazis. Başlıca erkekleri etkiler.
Primer Fankoni sendromu ile bağlantılıdır.
Renal CI- kanalını kodlayan CLCN5 (kr Xp11.22) genindeki mutasyonla ilişkilidir.
Proteinürinin derecesi göreceli olarak sabittir. Erişkinde 0.5-2 gram/gün iken, çocuklarada 1 grama kadardır.
Etkilenen erkekler normalin üst limitinin 100 katından fazla β2 mikroglobulin atarlar.
Hiperkalsiüri karakteristiktir. Medüller tip radyolojik nefrolitiyazis gen erkekleri etkilese de kadınlarda da gözlenebilir.
Ortalama 5. dekadda erkeklerin % 50’sinde SDBY gelişir.

SİSTİNOSİS


Sistinin lizozomal membranlardan geçiş bozukluğuna ve kristalize olması sonucu hücre ölümüne neden olmasıyla oluşur.

CTNS genindeki inaktive edici bir mutasyon sonucunda olur. Bu gen sistinozin denilen bir membran proteinini kodlamaktadır.

Sistinosis, çocuklarda görülen Fanconi S.’unun en sık nedenidir.

O.R. Beyazırk, sarışın ve mavi gözlülerde sık görülür. Genelde yaşamın ilk yıllarında büyüme geriliği, susama hissinde artış, poliüri, beslenme yetersizliği ve hipofosfatemik raşitizmle karşımıza çıkar.

Renal magnezyum, kalsiyum, sodyum kaybı ve tübüler proteinüri sıklıkla gözlenir.

Çoğunda ilk 10 yılda SDBY gelişir. Transplante böbrekte tekrar gelişmez. Ancak diğer sistem belirtileri (gözde birikme, nörolojik bulgular, hipogonadizm, hipotiroidizm, insüline bağlı DM vs.) ilerler.

Hepatosplenomegali 10 yaş civarında %40 bulunur, ancak klinik olarak azla önem taşımaz.

Hastalığın tanısı genellikle periferik lökositlerde veya kültüre edilmiş fibroblastlarda sistein miktarı ölçülerek konulur.

Alternatif olarak yarıklı lambayla karakteristik korneal birikimlerin gösterilmesiyle de tanı konulabilir.

Semptomatik tedavi özellikle gastroenterit atakları sırasında bol hidrasyonu içerir.

Bikarbonat açığının sitrat ve bikarbonat içeren tuzlarla yerine konması çoğunlukla endikedir.

Fosfat kaybı, fosfat tuzları ve oral vitamin D’yle yerine konur.

İndometazin, renal tuz ve su kaybını azaltmak amacıyla kullanılır.

Sistin azaltıcı sistamin; böbrek yetmezliğine ilerleme hızını azaltır ve büyümeyi hızlandırır.

Topikal göz damlaları da kullanılır.

Transplantasyon


LOWE OCULOCEREBRORENAL SENDROMU (OCRL)


X’e bağlı resesif geçişli knjenital katarakt, mental retardasyon ve renal Fanconi sendromu ile karakterize bir mültisistem hastalıktır.

OCRL genindeki mutasyon sorumludur. İnositol fosfat uyarı yolağındaki bir golgi proteinini kodlayarak, membran trafiğini ve aktin dinamiklerini etkilediğine inanılır.

Prenatal katarakt kuraldır.

KALITSAL FRUKTOZÜRİ


O.R. Aldolaz B eksikliği dolayısıyla proksimal tübül fonksiyon bozukluğu ce de laktik asidozla birliktedir.


Diyetten fruktoz, sukroz ve sorbitol çıkarılmalıdır; aksi takdirde siroza ilerleyenKC bozukluğu, böbrek bozukluğu ve gelişme geriliği olur.